Sevmek, Sevilmek, Sahiplenilmek: Bir İlişkide Hangisi, Ne Zaman?

Sevmek, sevilmek ve sahiplenilmek arasındaki farklar neler? İlişkilerde sevgi mi kontrol mü yaşadığını anlamaya yardımcı, bilim temelli bir rehber.
Bir ilişkide en sık karıştırılan üç deneyim vardır: sevmek, sevilmek ve sahiplenilmek. Dışarıdan bakıldığında hepsi “yakınlık” gibi görünür; içeriden bakıldığında ise üç farklı kapıdan aynı odaya girmeye çalışır gibidir. Biri şefkatle açılır, biri alkışla, biri kilitle.
İşin kritik noktası şudur: İnsan kalbi bazen “sevgi” diye güven arar, bazen “ilgi” diye onay arar, bazen de “sahiplenilmek” diye korunmak ister. Ve bu üçü birbirine karıştığında kişi şunu ayırt etmekte zorlanır:
“Bu sevgi mi, yoksa kontrol mü?”
Sevmek: Duygudan Çok Bir Davranış Biçimi
Erich Fromm’un klasik ayrımı hâlâ geçerlidir: Sevgi bir his değil, bir eylem biçimidir. Sevmek; karşıdakini yalnızca kendi ihtiyacını karşılayan biri olarak değil, kendi sınırları ve iç dünyası olan bir birey olarak görebilmektir.
Psikoloji literatüründe bu, ilişkide yaklaşma ve bakım verme eğilimleri ile açıklanır. Araştırmalar, özellikle ilişki belirsizlik altındayken (çatışma, mesafe, stres) sevginin “yaklaşma” davranışlarını artırabildiğini gösteriyor.
Ancak sevgi, sıkça yanlış anlaşıldığı gibi kendini yok sayma değildir. Aristoteles’in ölçülülük fikri burada yol göstericidir: Erdem, aşırılık ile eksiklik arasındaki dengedir. İlişkide sevgi de yakınlık ile bireysellik arasında kurulan bu dengede yaşar.
Sevilmek: Beğenilmek mi, Görülmek mi?
Sevilmek iki katmanda deneyimlenir:
- Beğenilmek: İlgi, iltifat, mesaj, temas
- Görülmek: Duygunun anlaşılması, ihtiyacın fark edilmesi, sınıra saygı
Birçok kişi şu cümleyi kurar: “Beni seviyor ama yine de yalnız hissediyorum.”
Bu çelişkili değildir. Çünkü sevilmek her zaman güvenli hissettirmeyebilir.
Araştırmalar, güvenin iki biçimde işlediğini öne sürer:
- Hızlı ve otomatik güven
- Daha bilinçli ve değerlendirici güven
Otomatik güven zedelendiğinde kişi, ilişkide kendini koruma refleksiyle sahiplenme veya kontrol davranışlarına yönelebilir.
Sahiplenilmek: Korunmak mı, Kontrol Edilmek mi?
“Sahiplenilmek” Türkçede romantik bir çağrışım taşır. Ancak bu deneyimin iki farklı yüzü vardır:
Koruyucu sahiplenme:
“Yanındayım. Zorlandığında birlikte düşünürüz.”
Kontrolcü sahiplenme:
“Benimleysen bağımsız olamazsın.”
Fark yalnızca niyette değil, yöntemdedir. Koruyucu sahiplenme bireyin özerkliğini desteklerken, kontrolcü sahiplenme bu alanı daraltır.
Güncel çalışmalar; kıskançlık, bağlanma kaygısı ve dijital gözetim (hesap kontrolü, sürekli takip) arasında ilişki olabileceğini; bu döngünün uzun vadede ilişki doyumunu düşürebildiğini gösteriyor.
Bu bulgular, “kıskançlık = sevgi” romantizmini desteklemekten çok, kıskançlığın bir alarm işlevi görebileceğini düşündürüyor.
“Korumak” Ne Zaman İlişkiyi Daraltır?
Korumak sevgiyle akrabadır. Ancak tehlike tanımı genişlediğinde, koruma davranışı bir alan daraltma biçimine dönüşebilir.
“Ben seni koruyorum” cümlesi bazen şuraya evrilir:
- “O arkadaşla görüşme”
- “Bunu konuşma, üzülürsün”
Burada kişi çoğu zaman karşıdakini değil, kendi kaygısını yönetmeye çalışıyordur.
Üçü Bir Arada Olabilir mi?
Evet. Sevmek, sevilmek ve sahiplenilmek sağlıklı ilişkilerde birlikte bulunabilir. Ancak bunun için ilişkinin zemini “hak” değil, ihtiyaç farkındalığı olmalıdır.
Clark & Mills’in komünal ilişki yaklaşımı, sağlıklı ilişkilerde tarafların sürekli bir “alacak–verecek” hesabı tutmadığını; ihtiyaçlara duyarlı bir denge kurduğunu söyler. İlişki pazarlığa döndüğünde sevgi hızla yıpranır.
Dijital Çağdan Bir Sahne: “Beni Seviyorsan Şifreni Ver”
Bu tür sahneler, modern ilişkilerde sık görülür. Araştırmalar, dijital gözetimin kısa vadede rahatlatıcı; uzun vadede ise ilişki doyumunu azaltıcı etkilerle ilişkili olabileceğini gösteriyor.
Burada yaşanan şey çoğu zaman sevgi değil, kaygı regülasyonudur.
Kendine Sorabileceğin 3 Soru
Bir tartışma anında, karşı tarafı analiz etmeden önce kendine sor:
- Şu an sevilmek mi istiyorum?
- Şu an sahiplenilmek mi istiyorum?
- Yoksa şu an gerçekten sevmek için mi buradayım?
Üçü bir arada olabilir. Ama sağlıklı olur, eğer “sahiplenme” kilit değil sığınak anlamına geliyorsa.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Sahiplenilmek her zaman olumsuz mudur?
Hayır. Koruyucu ve özerkliği destekleyen biçimi sağlıklı olabilir.
2. Kıskançlık sevginin göstergesi midir?
Kıskançlık çoğu zaman sevgi kadar kaygı ve güvensizlikle de ilişkilidir.
3. Sevilmek neden bazen yeterli hissettirmez?
Çünkü beğenilmek ile görülmek farklı deneyimlerdir.
4. Kontrolcü davranışlar nasıl fark edilir?
Sınırların daralması ve açıklama zorunluluğunun artması önemli işaretlerdir.
5. Bu dinamikler değiştirilebilir mi?
Farkındalık ve ilişki içi iletişim, bu döngülerin yeniden düzenlenmesine yardımcı olabilir.




